18 Kasım 2008 Salı

Can acıtıcı bir doğum günü yazısı...






Bir yaşıma daha girdim!

Bugün Kasım’ın 18’i, benim doğduğum gün. Bu yıl bir yaş daha büyüdüm uzun zaman sonra…

Çok değil, birkaç ay öncesine kadar ne çocuksu hayallerim, ne iyi niyetli düşlerim vardı. Ne “iyi” bilirmişim insanları meğerse… Ne saf düşüncelerim varmış, her ağızdan çıkanı genellikle doğru sandığım ve inandığım. Ben dünyada yaşamıyormuşum? Ya da herkesin dünyası bana biraz başka gözükmüş galiba? Biraz ayaklarım havada kalmış. Dünyada uyumuşum, k..ım açıkta kalmış:) Ben zeminin üstünde kendi halimde dururken, bazı olaylar ve insanlar çekince altımdaki zemini, dengem bozuldu ve düştüm. Canım acıdı ama yerde kalmadım. Kalktım ve içime daha çok baktım. Zamana ayak uyduramayan ve üzülmeme sebep olan inançlarımı törpüledim, bir daha acıtmasın diye…
Masallarda bile sadece iyilerin olmadığını hatırladım. Kendime sarıldım, kendimi dinledim ve kendi yaşamımı tüm benliğimle kutsadım. Nicedir ihmal ettiğim, belki başkaları üzülmesin diye kendi kendimin üzülmesine sebep olduğum varlığımdan özür diledim. İyi niyetimi hissedip de beni daha rahat üzen insanlara, dişlerimin olduğunu ama onları kullanmamayı seçtiğimi her şeye rağmen gösterdim. Isırılsam bile, insan olmayı bildiğim için ısırmayacağı mı da…
Her zaman derim; Bu dünyada iyi kalmak, kötü olmaktan daha zor diye. Yine zor olanı seçiyorum ve başarıyorum.
Evet, koruyun beni, kollayın beni. Bir sonraki ya da daha sonraki yaş günümde tedavülden kalkmadan, soyum tükenmeden koruyun beni! İyi ki varım! İyilerle, sevenlerimle ve seveceklerimle birlikte nice yıllara…

Bu yıl kaybettiğim, yerine yeniden koymamın mümkün olmadığı şeyler var. Ben değiştim, dünya değişti. Hiçbir şey benim için eskisi gibi değil artık. Dünyamı yeniden yaratıyorum…

Figen Karaaslan
İstanbul/2008

8 Kasım 2008 Cumartesi

Güzelliğin ve güzellerin başkenti İstanbul







İstanbul ne büyülü şehirdir, yıllardır peşinde koşulan.
Asya ile Avrupa’nın ortak noktasıdır buluşulan…


Her iki kıtanın da gözbebeğidir.
Belki de her iki kıtanın arasında kalmasındandır gizemi…
Yaşadığı ve yaşattığı kültürlerin, medeniyetlerin izlerini taşır.
Yıllar geçse de eskimez ve bitmez güzellikleri İstanbul’un.

İstanbul’un havasını taşıyan kızlarında da aynı büyülü ve gizemli hava vardır.
Bu yüzdendir İstanbul’un kızlarının çekiciliği, gizemi ve cilvesi,
İstanbul’un havasını solumaktan…
İstanbul’da yaşamış kadınların yüzündendir bir anlamda İstanbul’un güzelliği…


Dario Moreno’nun seslendirdiği, sözleri Fecri Ebcioğlu’na ait güzel bir şarkı olan İstanbul’un Kızları’nın şarkı sözünü yazıyorum size. Ama size tavsiyem; sözleriyle yetinmeyip, Dario Moreno’nun ‘Dario Moreno’suz 40 Yıl’ albümünü alarak şarkıyı canlı olarak dinlemeniz.


İstanbul'un Kızları

İstanbul'un kızları bilsen ne şeker
İnsanı uzaklardan yanına çeker
Unutamam o İstanbullu kızları
Hepsi güzel.

Bir tanesi ilk bakışta büyüledi
Sevdim onu.
Nerde olsam
Kader bırak onla beni
Hep yaşasam…

İstanbul'un kızları bilsen ne şeker
İnsanı uzaklardan yanına çeker
Unutamam o İstanbullu kızları

Sen olmasan yaşayamam
Sen olmazsan anlayamam
Mehtap güneş dünya boştur
Aldırmam ben
Yeter ki sen gitme benden

İstanbul'un kızları bilsen ne şeker
İnsanı uzaklardan yanına çeker
Unutamam o İstanbullu kızları

Ah şu İstanbul'un kızları
Ayın güneşin mevsimin yıldızlarıdır
Dünya bilir ki hepsi hepsi güzeldir
Unutamam unutamam İstanbullu kızları ben.
Söz: Fecri Ebcioğlu
Müzik: M. Jourdan –Hugues Aufray
Seslendiren: Dario Moreno


Figen Karaaslan
8 Kasım 2008/ İstanbul