22 Nisan 2007 Pazar

Ehlileştirilemeyen vahşi yürekler



Aşkta, elde avuçta tutulmayacak tipleri evcilleştirmeye çalışıyordum. Aşk kolay olmamalıydı, aşk hafife alınmamalıydı. Aşk için uğraşmalıydı insan, çaba sarf etmeliydi…

Aşk hırsızlarını, uçarıları aşka bağlamak istiyordum. Benim için sevda bir meydan savaşıydı. Aşk bir oyun demezler miydi zaten? Kazanırsam, sen olacaktın en büyük kazancım. Güzel hatıralar ise yaşam boyu sürecek ödülüm olacaktı…

Hissettiğim duyguların %70’i sana dairdi. Geri kalanı ise hissetmek istediklerimdi hep.

Ehlileştirilemeyen vahşi yüreklerdi beni çağıran.Vahşi atlar gibi doğada bir başına özgürce koşan, uzaktan baktığında zor olmasının albenisiyle 'senin olması' için büyük istek uyandıran... Özgürlüklerinin ayak seslerini yüreğimde duyuyordum, tüm benliğimi sarsan. Olağan bir duygu olmamalıydı aşk zaten, sarsmalıydı. Elinle koymuş gibi bulmamalıydın. Zor aşklar, hatta imkânsız aşklardı insanların yüreğinde silinmez izler bırakan...

Bildiklerimin, tanıdıklarımın, ötesinde bana kendimi bile unutturacak insanlar için “yapmam” dediklerimi yapıyordum. 'Yapmam' dediklerimi yaptıkça, bunları nasıl yaptığıma şaşırır buluyordum kendimi. Aynı zamanda tuhaf bir şekilde daha çoğunu yapmak için içimde arsız bir istek bitiyordu.

Ehlileştiremediğim kalbim, ancak bir benzerine kayıtsız kalamazdı!

1 yorum:

MehmeT dedi ki...

Sen keşfedilmemiş bir değersin canım benim eminim olman gereken yerde yerini alıcaksın zamanın geldiğinde ...