1 Mayıs 2007 Salı

Bugün İstanbul aynı kabusu gördü!

Bugün bir rüya gördüm. Rüyamda, telefonumun alarmı çalmamış. Gözümü açıyorum, saate bakıyorum. Servisi kaçırmışım! Apar topar hazırlanıp kendimi sokağa atıyorum. Gelen tüm otobüsler tıklım tıklım. Zar zor bir otobüse biniyorum. Ayakta kalıyorum, her yer dolu. Otobüs hareket ettikten 10–15 dakika sonra otobüs gidemiyor. Önümüzde upuzun bir araç kuyruğu! Etrafta polisler var. ‘Haydi, bu da nesi?’ diyorum. Şimdi tam kâbus oldu bu rüya. Kıpırtısız bir şekilde yolda beklerken, yanımdakilerden birinin telefon konuşmasına kulak kabartıyorum. 1Mayıs sebebiyle vapurlar da, motorlar da çalışmıyormuş. Polis tüm arabaları tek tek kontrol ediyormuş. Duyduğum en son cümleyi zihnimde tekrar ediyorum; ‘polis tüm arabaları tek tek kontrol ediyormuş’ İş saati, yüzlerce araç var ama! Derken insanların beklemeye pek tahammülleri kalmıyor ve bir bir otobüslerden, minibüslerden iniyor. Yollar araba ve insan seli olmuş adeta. Tam bir felaket görüntüsü… İnenlerden birinin yerine oturuyorum. Motor sesleri de duruyor ardından. Şoförlerin de pek gitme umudu kalmadı sanki? Hareket etmeden, öylece duruyoruz yolda. Saatime bakıyorum bir ara, 2,5 saat geçmiş ama hala görünürde köprünün girişi bile yok! Uyanmak lazım artık, uyanmalıyım bu kâbustan!

Ne zaman olduğunu anlamadan dalmışım. Gözümü açıyorum; o da ne? Sahiden trafikteyim. Araçlar kilit. İnsanlar yolda. Ama bu kâbustu, ben hala uyanamadım mı yoksa? Saatime bakıyorum günlerden 1 Mayıs, saat 10.30 Kulak kabartıyorum konuşulanlara: 1 Mayıs ya, ondanmış diyorlar! Hıı, ondanmış… Ben de çok kötü bir şey var sanmıştım!...

Birileri deseydi de keşke, biz de hiç çıkmasaydık evimizden. Uyandığımız andan itibaren günümüz kâbusa dönmeseydi ve biz gidilemeyen yollarda mahsur kalmasaydık...

2 yorum:

efendinizm dedi ki...

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir.
yaşamak dediğimiz
yavaş bir ölme biçimidir...

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.