24 Eylül 2007 Pazartesi

Genç sev ki genç kalasın



“Gençlik, rüzgârların savurduğu gül yapraklarının arkasından koşar” demiş N. LENAU.

Son zamanlarda hem kendi çevremizde, hem basında kendinden daha küçük kişilerle birlikte olan insanlara daha sık rastlıyoruz. Üstelik eskiden daha çok genç kızlarla birlikte olan olgun erkekleri duyarken, şimdilerde kendinden daha genç erkeklere âşık olan kadınları da sık duyar olduk.

Belki kendi gençliğimizi gördüğümüz için genç sevgiliyle birlikte oluyorduk. Kim bilir? “eyvah gençlik elden gidiyor diye düşündükçe gençliğe, gençlerle daha çok yaklaşıyorduk.

Aradığımız yıllar önce kaybettiğimiz masumiyet de olabilirdi, genç bedenlerde ve zihinlerde tekrar bulmaya çalışılan...

Genç sevgiliyle birlikteyken, kendimizi onun yaşında hissediyorduk. Yıllar geri çağırılıyordu bir anlamda, hayata giren genç sevgiliyle… Genç hissettikçe de gençleşiyorduk adeta. Gençliğinin ateşini ve enerjisini alıyorduk genç sevgiliden. Ya da gençlerin hamurları daha yumuşak geliyordu bize. Onları hayatımızın ve duygularımızın kıvamına daha kolay sokabiliyorduk, tecrübeden gelen hünerle.

Gizliden gizliye yüreğimizi en çok titreten, en doludizgin, duygularımıza fren koymadan yaşadığımız gençlik aşkındaydı belki aklımız? Yıllar geçtikçe ve aynı hazzı yaşamaktan artık umudu kestikçe bizi o yıllara götürmesini bekliyorduk, o zamanki aşkımıza en çok benzeyen kişinin...

Her ne için olursa olsun, aşk her yaşta güzel…


Figen Karaaslan

15.09.2007/İstanbul

3 yorum:

efendinizm dedi ki...

bir tek son cümleni tuttum; her ne için olursa olsun aşk güzeldir

efendinizm dedi ki...

her yaşta güzeldir.

efendinizm dedi ki...

melek resminin üzerini tıklayınca kanat çırpıyor, hareketli olyor yani