8 Mayıs 2007 Salı

Şehir ve ruhu



Bizi saran da ruhumuza giren de şehirdi…

Her kent yeni ve ayrı bir dünyadır, bambaşka yaşamlar sunan. Her şehirde farklı bir insan oluruz. Metropol şehirlerin hareketliliği sarar bizi ve şehrin o koşturmacasına ayak uydururuz. Ya da küçük ve deniz kıyısı bir şehre gittiğimizde, sahil şehirlerinin o huzurlu dinginliği doldurur içimizi.

Şehir, ruhunu içinde yaşadığı insanlara aktarır. Bu yüzden yaşadığın şehrin parçası olursun zamanla, şehrin havasını soludukça…

Bir şehirle ilgili düşüncelerimiz, o şehirdeki yaşanmışlıklarla şekillenir çoğu zaman. Şehirde yaşadığımız anılar ve karşılaştığımız insanlar iyiyse, genellikle severiz o şehri. Ancak o şehirde yaşadığımız anılara dair hatırladıklarımız genellikle kötüyse, o şehri de sevemeyiz çoğu zaman.

Gittiğimiz her şehirde yeni insanlarla kesişir yollarımız. Yeni yeni insanlar ortak olur yaşantımıza. Zaman içinde oluşan bu arkadaşlıklar ve paylaşımlar işler ruhumuza ve kazınır kalbimize. Zaman ya da mesafeler belki biraz azaltır bu duyguları ama asla bitirmez ve silmez yaşanılanları. Eğer yaşananlar gerçek paylaşımlar ve dostluklarsa...

Evet, hayat bize o kadar çok seçenek sunuyor ki. Bazen görebiliyoruz bize sunulanları, bazen de göremeden geçip gidiyoruz. Aslında yaşamımız tercihlerimizin bir bütünü; yaşamda önümüze çıkan fırsatları görüp de görmemek arasında, kişilerin ve olayların arasından geçip gitmek arasında…

Ve kimi zaman da bir şehirden gitmekle kalmak arasında tercih yapmak zorunda kalırız. Seçilen her yol ve seçeneklerimiz arasından yaptığımız her tercih, yaşamımızın eksilmez bir parçası olur hayatın içinde.

Şehrin havasını içimize her çekişimizde; şehir kanımıza girip, ruhumuza işliyor. Bir daha çıkmamacasına!...


Bir Ömürdür İstanbul

Huzurdu seyre dalmışken,
Dalgaların maviliğinde bulduğum.
İstanbul eski bir dosttu
Sokaklarında gezdiğim
Eskilerden tanıdığım,
Hatıralarımı paylaştığım.

Aklımda, düşümde ve gerçeğimde
Yaşadığım hep İstanbul’du.
Gözlerim açık da, kapalı da
Gördüğüm hep İstanbul oluyordu!

Figen Karaaslan

3 yorum:

efendinizm dedi ki...

Saat ondan sonra sokaklarında kimseler olmayan şehirler vardır; otobüsle geçersin ortasından ve aklına sevdiğin düşer, yanında değildir ve bir kağıda dökersin şehirler arası bir otobüs gibi içinden geçenleri; senden sonrası bu şehirde ondan sonrası gibi, hayat belirtisi yok...ve bu şehirdeki tek hayat belirtisi senin için atan benim kalbim...tok-tok...

efendinizm dedi ki...

YAHU BU YORUM GÜZEL OLDU BE!BUNU KENDİ BLOGUMA DA YAZAYIM BARİ :)

Adsız dedi ki...

İstanbul'un her semtinde hemen hemen bir hikayem var. Hem bu şehir çok canımı acıtıyor hem de beni iliklerimi tiretecek kadar mutlu ediyor. Ne zaman tek başıma yolculuk yapsam hıçkırarak ağlarım. Kaybettiklerm için, hasretlerim için, pişmanlıklarım için ve daha binlerce nedenim var ağlamak için...